29 Aralık 2013 Pazar

Anlatamıyorum

pazar sabahları hem çok uyumak hem erkenden uyanmak istiyorum.
yoksa çabucak bitiyor gün.
gün demişken, 363. günü yılın ne de çabuk bitti.
bir teoman şarkısı acelesinde geçiyor günler. hani şu sonradan müslüm gürsesin de söylediği şarkı yok mu : bugün benim doğum günüm... hayır bugün benim doğum günüm değil
ama muhtemelen şair benim anlatmak istediğimi anlatmak istemiş o şiirinde: vakit bir türlü geçmezken yıllar hayatlar geçiyor derken...

her şeyin çaresi varda şu tembelliğin çaresi yok sanırım. yapacak ne çok şey ve ne kadar az zaman var tembelken. bide yaşar şarkısı pazar pazar dilime dolanan: anlatamıyorum. sahi bir anlatabilsem.

kış sen de geleceksen gel artık...


12 Aralık 2013 Perşembe

Kar/Adam

Kar;
O sanki bana hep hüzünlü bir hikaye anlatır.
Ya da ben hep o hikayeleri bulup çıkartırım karın içinden.
Nedense kar topu oynayan çocukların neşesini bir türlü yakalayamadım ben karda.
Zaten kar topu oynamayı da sevmem.
Olursa bir kar tatili iyi olurdu ama. Olmadı doğal olarak.
Çünkü çocuk değildik artık ve gayet önemsememiz gereken işlerimiz vardı.

Dün akşam, günün beş buçuğuydu saat, işten eve döndüğümde.
Pencereden bakmadan önce anlam verememiştim; dışarıdan odaya dolan sarı ışığa.
Baktım ve,
Ellerini cebine sokmuş üşüyen adamla göz göze geldik.
Karanlıkta göremedim gözlerini tabi. Belki de o da beni görmedi.
Ama bana öyle geldi işte, göz göze gelmişiz gibi.

Üşüyordu.
Biz sıcak evimizde akşam sofrasına oturacak olmamızın sevincini yaşarken o çok uzaktaydı evinden.
Çocukları aynı sevinci yaşayabilsin diye çalışıyordu belki de.
Çalışmak güzel ama birileri zarar etmesin diye üşümesin ki hiç kimse.

Akşamın karanlığında ve soğuğunda,
kepçenin sarı ışında sokağımıza altyapı yapan adam.
Üşüyordu işte.