4 Mart 2014 Salı

Limon Ağacı 3



O AN



garip bir üşüme hissi var üzerimde. bu sefer ki soğuktan değil. daha çok telaş ve heyecanla alakalı bir şey olsa gerek. çünkü kapıyı çalıp giden kimmiş diye pencereden eğip kendimi baktığımda, anladım az sonra başıma gelecekleri. ve hazırdım.

bu evi yıllar önce almıştım. kimse bilmezdi burayı. ara ara kaçar gelirdim. insanlardan ve hayattan sıkıldığım zamanlarda, benim sığınağım olurdu burası. ben bir cerrahım. yani öyleydim meslekten atılmadan önce. yanlış ameliyat -ki bu benim ilk cinayetimdi- sonra meslekten ihraç...
tabii hayatım idame ettirmem gerekiyordu bir şekilde.para kazanmanın yollarını aradım. buldum da. bir süre organ mafyalarının işini gördüm. yasal olmayan yollarla organ nakli yaptım. iyi paralar kazandım. yalnız bir sorun vardı. birini yaşatırken diğerini öldürmem gerekiyordu. üstelik suçsuz, savunmasız, sağlıklı insanları. bu benim akli dengemde derin izler bıraktı. depresif ilaçlar beni ayakta tuttu bir süre.

sonra; onu tanıdım. beni tekrardan hayata bağlayan kadını. sanki bana ikici bir şans verilmişti. tekrardan hayata dönmem, yeniden mutlu olabilmem için ikinci bir şans. hayatımdaki her şeyi bırakıp buraya kaçtım. bir tek o benle geldi. kadınım. ama uzun sürmedi mutluluğum. geçmişimi öğrendiği gün işler tersine döndü. gitmek istedi. tartıştık.

ve ben son ameliyatımı onun üzerinde yaptım. hemde bayıltmadan diri diri söktüm kalbini. kolay olmadı elbet. ama bende normal değildim artık. zaman beni profesyonel bir katile dönüştürmüştü.

bugün gelen ve olanca hızıyla kapımı kırıp az sonra içeri girecek olanlar bir katilin peşindeydiler. yani benim. kaçmanın ve savaşmanın anlamı yoktu. yolun sonu gelmişti artık. aslında hep ölmenin nasıl bir şey olduğunu hayal etmiştim işi yaşatmak olan biri olarak. fırsat bu fırsattı; polisler odama girdiğinde ben pencereden aşağı bırakmıştım bile kendimi. insan beyni saniyeler içinde ne kadar çok şey düşünebiliyor. düşerken onu düşündüm, beni ve bizi. ağzı bağlı, göğsünde koca bir delikle, bir kan gölünde kalpsiz yatan bedenini düşündüm ve de gözlerime fersiz bakan korkudan/acıdan kocaman açılmış gece karası gözlerini. dedim ya o her haliyle güzeldi.

kalbinin benden sonra başkası için atmasını istemiyordum. onu öldürdüm ve kalbini kendime sakladım. şimdi o kalp, saksıda yetiştirdiğim limon ağacına can veriyor. ağacımıza.


-son-