23 Nisan 2013 Salı

Ulusal Egemenlik Bayramı

Çocukken 23 nisanlar tam bir işkenceydi benim için. Güneşin alnında diklip durmaktan başka bişey değildi açıkcası. Siyasilerin ve okul müdürünün uzun sıkıcı konuşmalarından hiç bir şey kalmadı aklımda. Çünkü o konuşmalar öğreticilikten çok yasak savma havasında, klişeleşmiş cümlelerle oluşturulmuş, muhtemelen her sene aynı olan ama kimin yazdığı belli olmayan yazılardı. Yani açılış konuşmasını yapmazdı okul müdürü;
açılış okumasını yapardı.

Neyse, büyüdükçe 23 nisanın çocuk bayramı kadar ulusal egemenlik bayramı olduğunuda idrak etmeye başladım. Yani bu bayram bilinçli olarak mı "çocuk işi" gibi algılatılıyor insana bilmiyorum ama "ulusal egemenlik" kısmı hep es geçiliyormuş gibi geldi/geliyor bana.

Milli egemenlik az buz bişey değil, zor bişey. Hele ki, taa orta asyadan beri babadan oğula geçen hükümdarlık anlayışıyla idare edilmeye alışmış bu millete "sen kendini yöneteceksin" demek çok mu kolay. Atatürk deseydi ki bundan sonra padişah benim, olmaz mıydı? Onu padişah yapmazlar mıydı? 

Şu yarım aklım şuna eriyor ki milletin egemenliği iyi bişey. Demokrasi iyi bişey. Demokrasi ne korkulacak bişey ne de araç. Demokrasi bi amaç. 

Ulusal Egemenlik Bayramınız kutlu olsun...



"Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur hiçbir makam yoktur Yalnız bir kuvvet vardır O da millî egemenliktir Yalnız bir makam vardır O da milletin kalbi vicdani ve mevcudiyetidir."
                                                                                                                                           K.Atatürk

19 Nisan 2013 Cuma

?

- Neden dünyada bir tek Türkiye'de Peygamber Efendimizin doğum tarihi 20 Nisan kabul ediliyor?

- Mevlit Kandili Peygamber efendimizin doğum günü değil mi?
  
- O zaman neden 20 Nisan Hz.Muhammed(s.a.v)'in doğum tarihi oluyor?

- Neden  Kutlu Doğum Haftası 2008 yılına kadar 20-27 Nisan tarihleri arasında kutlandı da o tarihten sonra 14-20 Nisan arasında kutlanıyor?

- Ben bilmiyorum bu konuları, rica etsem biri bana anlatabilir mi?

? : buyrun burdan yakın





1 Nisan 2013 Pazartesi

Yanlış Anla Beni*

Sanırım biraz maymun iştahlıyım. Ya da çok. Bilmiyorum işte. Herhangi bir konuda hevesimi kaçıran şeyin beni hayal kırıklığına uğratanla aynısı olduğunu zannediyorum.

Söz gelimi;
Düğünde Ankara havası çalarken heves edip oynamaya kalkan ama tam kalkmışken müziğin çiftetelliye dönmesiyle yedek kulübesine dönmek zorunda kalan o çocuk benim.

Durum o kadar vahim yani :)

Düğünlerde hevesimi piyanist şantörden bozma "dj" kaçırırken, top oynarken de mahallenin çok bilmiş abileri çıkardı karşıma. Belki de bu benim talihsizliğimdir. Hani küçükken mahalle maçlarına gelip karışan çok bilmiş abiler vardır ya, kendini hoze morinyo zanneden... İşte onlardan bahsediyorum. Tabi o zamanlar morinyo tercümandır daha. Ama bizim mahallede "bloklar arası kopukluğu bağlayıp, kanat kombinezonlarıyla gol bulmaya çalışan" abilerimiz vardı. O abilerimiz, sen burda oyna sen de şurda diye bin bir taktik varyosyonu "takımına" uygulatırken, Alex, Hagi ve Ricardinho'dan oluşan orta sahanın çok kırılgan olduğundan bihaberdir aslında. Takıma "ölüsü oynar" diye g.t-göbek bağlamış eski kaşarları alırken bizi yedek bırakmıştır. Üstelik beni de hiç görmemiştir idmanda. İdmanda, bende görmemişimdir hiç, hem onu hem de ilk 11'e koyduğu torpillisini. Gelmemiştir.

Velhasılı mahallenin abisi sizi kadro dışı bırakır ya, topa küsersin. Öyleyim yine. Öyleyim ve bilmem kaçıncı kez futbolu bırakasım var. Şimdi topa mı küsmeli, mahallenin abisine mi?

Küstüğüm futbol, biliyorum suç yine senin değil. Ama kırıldı işte hevesim. Kime anlataydım?

Bu bir futbol yazısıdır. Ve ısrarla siyaset yapmaktan kaçınıyorum ben. Ama lütfen siz beni yanlış an-la-yın.



* "Yanlış Anla Beni" Kahraman Tazeoğlu'nun şiirlerinden birinin adıdır.