“Bugün 24 kasım. Kar yok daha buralarda. Yağmaya bir
başlarsa işim zor. Her gün 1 km yürüyorum okula. Sonra evime gitmek için 1 km
daha. Ben sobayı yakıyorum, sınıfı temizliyorum, zili çalıyorum… Hayır, hademe
değilim ben; öğretmenim. Sınıf öğretmeniyim, köy öğretmeni.
18 tane öğrencim var bir kısmı Türkçe bilmiyor. Derdimi
bile anlatamıyorum. Atatürk’ü nasıl anlatıcam? Nasıl kurtulacak bu çocuklar cehaletten?
Sevdiremezsem ülkemizi nasıl korurum dağdakilerden. Dağdakiler demişken, dün
komşu köy okulunu basmışlar yine. Meslektaşımı alıp götürmüşler. Diyorlar ki en
kolay meslek öğretmenlik. Bizim can güvenliğimiz bile yok siz ne diyorsunuz.
Ben öğretmenim, hademeyim, anneyim babayım öğrencilerime.
Ben bir insanım yapayalnız, çok uzaklarda bir yerlerde…”
Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Bu yazı
Van’daki kardeşimin özelinde tüm öğretmenlere ithaf olunur. Saygılarımla.
