Tam olarak ne zamandı bilemedim şimdi. Yaklaşık on yıl kadar önceydi. Lisedeydik o zamanlar. Yine böyle bir yılbaşı akşamı nevaleyi gündüzden toparladık akşama yılbaşı kutluycaz arkadaşlarla hatta arkadaştayız o gece, muhabbet sağlam olacak. Gerçi ben oyunbozanlık eder erkenden uyurdum. Sevmezdim öyle geç yatmayı, ki hâlâ da öyleyimdir.
Akşam okuldan minibüsle dönüyoruz. Yolda kaza olmuş. Kamyonet kamyona arkadan çarpmış. Kenara çekmişler araçları. Yol kapalı tabi trafik rahat işlemiyor. Biz o ara minibüsün camlarına yapışıp kaza mahalini izliyoruz. Sonra kamyoneti görüyoruz. Şoförü çıkartamamışlar sıkıştığı yerden. Velhasılı yılbaşı akşamı eve ekmek götürme derdinde ki o adam can veriyor orda yeni yılı göremeden. Dahası eşi ve çocukları bekliyor belkide onu. Söz veriyor kızına sabah evden çıkarken. "Söz" diyor "Söz sana bu yılbaşı birlikteyiz. Kestane koyucaz sobanın üstüne, hindi falan alamayız kızım paramız yok. Bugün de çalışıp para kazanıcam. Akşama çikolata getiricem sana söz." Parası ona yetiyor çünkü ancak o kadar, olduğu kadar. Bizler geçip gidiyoruz ordan. Her şey geride kalıyor. Ölenden kalandan bize ne sabahlara kadar eğlenelim hadi, çünkü bu gece yılbaşı.
O kız hâlâ bekliyor mudur babasını bilmem. Öyle bi kız çocuğu var mıdır onu da bilmiyorum. Çünkü o aracın içindeki beyaz çarşafın altında ki cesetten sonrası kurmaca bir hikaye. Bu akşam işten gelirken aklıma geldi birden on yıl öncesi ve yazmak istedim. Yani aslında yeni yıldan sağlık, mutluluk, aşk ve türevlerini diliyoruz ya Allah huzur versin gerisi boş. Artık ne koyarsanız o huzur sepetine.
Baharatlı cipsimi yiyip yatıcam biraz sonra. Sonrası tatil. İşte benim için yılbaşının anlamı bu: Tatil. Huzur ne anlam ifade ediyorsa sizin için, Allah size huzurlu bir yıl nasip etsin. Ve eğer sevdiklerinizle beraberseniz şükredin. Yeni yılda görüşmek üzere.